15 Temmuz kalkışması neydi ise, o dönemde yapılmak istenen oydu.

15 Temmuz gecesi Türk bayrağını indirip yerine Amerikan bayrağı asacaklardı, o dönem ise kızıl moskof bayrağını...

Bunlar Amerika'dan talimat almıştı, onlar Sovyetlerden.

Bugün dini ve beynini kiraya vermiş aptalları maşa olarak kullandılar, dün ise Rus ve komünizm hayranı gençleri...

Senaryo aynı figüran ve senaristler farklıydı sadece.

Genç Cumhuriyetten sonra yaşanan bu iki büyük kalkışma, darbe planı ve devlet düzenini yıkma girişiminin pek çok ortak özelliği var.

15 Temmuz'da Reis-i Cumhur, 'Sokağa çıkın, vatana sahip çıkın" talimatı verdi.

Her şeyi bir kenara bırakıp milleti ve devleti için bombaların üzerine atladı Türk Milleti...

O dönem de Başbuğ Alparslan Türkeş, 'Gün vatana-bayrağa ve devlete sahip çıkma günüdür' talimatını vermişti.

Ülkücüler, ‘Vatan ha ekmeğini yemişim ha uğruna kurşun’ diyerek bu Kut’lu emre baş koydular.

Bayrak inmesin, ezan dinmesin, ülkem bölünmesin diye can verdiler!

Dün de yıkamadılar Türk Devletini bugün de elhamdülillah. 

Bağbuğum mekanın cennet olsun.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu, senin yaşatmak için ömrünü verdiğin Türkiye Cumhuriyeti Devleti sonsuza kadar yaşayacak!

Mücadelemiz son nefer, son nefes ve son damla kana kadardır.

Söz.