YAZI DİZİSİ - 2. BÖLÜM


Yasin KUL / Perakende Sektörü Yöneticisi 



Çerçilikten perakende sektörüne başlıklı yazımda; artık müşterilerin bekleyen değil beklenen durumuna geldiğini,  zamanımız da tüm yaş gruplarında her ortamda, hatta yaşam alanları içerisinde istedikleri ürünlere ulaşabildiklerini aktarıp  , bu kadar çok ürün portföyünün gerçekten ihtiyaçlara binaen mi oluştuğunu belirtmiştik,

Peki İhtiyaç nedir? Gereksinimdir. (Eksikliği duyulan şey-TDK)

Aslında yaşamsal önem taşıyan olmaz ise olmaz diyeceğimiz temel ihtiyaçlarımız olan hava, su ,gıda olup yeme ,içme, giyim, barınma, uyuma, dinlenme  gibi temel ihtiyaçlarımız birincil ihtiyaçlar öte taraftan kişisel ve sosyal ihtiyaçlarımız yani sosyal birey olmamız adına gerekli olan müzik dinlemek, sinemaya gitmek, sevme sevilme, saygı , aidiyet  gibi ihtiyaçlarımız ise ikincil ihtiyaçlarımızdır ki bunu hümanist psikolojinin kurucularından ve ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinin sahibi Amerikalı psikolog  Abraham Maslow tarafından ortaya atılmış ve genel olarak kabul görmüştür.

Oluşan veya oluşturulan hayat şartları ile bir çok yerleşim yerinde ki nüfus üretimin zor  getirisinin az olduğu gerekçesi ve daha iyi yaşam standartları olacağı düşüncesi  ile üretimden sadece genel ve temel ihtiyaçlarını gidermekten vazgeçip özellikle sanayi olan ve sanayisi gelişmekte olan bölgelere göçmeleri, çekirdek aile ve genç nüfus sayısının artması , beraberinde gelişen teknoloji ile tüketicilerin istekleri ve talepleri gereksinim haline gelip tüketim odaklı bir yaşam tarzının temelleri atılmış harcama eğilimiz artmış ve alış veriş alışkanlıklarımız da bu doğrultuda değişmiştir diyebiliriz.

Aslında eski dönemlerde yapılan alış verişlerde  çerçilerin, çarşı esnafının egemenliğinde ve isteklerinde olan kısmen onların belirledikleri , istedikleri ve temel ihtiyaç olan ürün alternatifleri doğrultusunda  hanenin ihtiyaçlarını bir kağıda listeleyip bu liste doğrultusunda çarşılardan veya farklı birkaç noktadan tanıdık bildik esnaf ve zanaatkardan ihtiyaçlar temin edilirdi. Beyaz eşya , mobilya gibi tutarı yüksek olan ürünler ise genel olarak güvene dayalı elden taksitle alınırdı.

Fakat ülkemizde 1955- 1960 yıllarında başlayan yabancı sermayeyi teşvik kanunu ile davet edilen kooperatif birliği ve  özel sektör girişimleri ,1960-1970 yılları arasındaki yüksek talep gören perakende tüketim kooperatifleri ve 1980 ‘li yıllarda ithalatın serbestleşmesi ile ithal tüketim mallarının ülkemize gelmesi ardından 1990 yılı itibari ile de ulusal ve bölgesel güçteki perakendecilerin yer aldığı bu süreçlerde bireyler ve toplum ; ürünler , tüketim ve tüketim alışkanlıkları konusunda yönlendirilip, eğitilmiş daha doğrusu ihtiyaçlarımız isteğe göre şekillendirilmiştir. Böylece tüketici istek ve talepleri ihtiyaç doğrultusunda değil istekler doğrultusunda şekillenmeye başlamıştır.

Ürün alternatiflerinin gerek çeşit, fiyat ,sunum ve tedarik  açılarından gerekse müşteri hizmetleri alan ve konuları bakımından sadece ülkemizde değil dünyada daha koordine , yönlendirilebilir  talepleri oluşturulmuş bu talepleri giderecek işletim yolları vasıtasıyla perakende sektörü adına farklılaşmayı, farklı ürünler farklı  alternatifleri sunabilmeyi,  satış ve  pazarlama yönetimini , müşteri ilişkileri yönetimini ön plana çıkarmıştır.

Toplumsal ve kültürel farklarla beraber müşterilerin satın alma konusunda bilinçli veya bilinçsiz onlara yön veren güçleri yani güdüleri vardır. Bu satın alma güdülerine doğru yön verilip talep ve gereksinimlerin bilinip, doğru yöntemler vasıtası ile giderilebilir olması perakendeciler açısından var olabilmek adına satış ve pazarlama konusunda uzmanlık gerekmektedir.

Perakende firma işletim strateji ve yönetimi süreçlerinde iş akışının sağlanıp, işletim ve yönetimin tek elden değil farklı departmanlar ile sağlanması bölgesel ve küresel gelişmelerin takip edilip ayrıca inovasyon  yönetimi ile firma sürekliliği ve müşterilere doğru hizmetler verebilmek adına son derece önemlidir.

Aslında tüm bu bahsi geçen konu başlıklarının temelinde isteklere göre tüketici-müşteri  tatmini ve bu tatmin için yapılan öngörülü çalışmalar yer almaktadır.

Bu öngörülü çalışmalar değerlendirilip, analiz ve tecrübe edilip daha iyi hizmet, memnuniyet yani gereksinimler daha doğru nasıl karşılanır rekabetine girilmiş bunu en iyi şekilde koordine olan sağlayabilen perakendeciler uzun vade de başarıya ulaşmışlardır.